İhsan ŞENOCAK
Modern zamanın seküler anlayışını İslami değerler zarfında sunan oryantalizmin nihai hedefi Müslümanların zihinlerinde Batılı’ların istediği anlamda bir İslam tasavvuru oluşturmaktır. İslam Coğrafyası’na Batılı kimlikleri ile küfür ihraç eden oryantalistler, (Devamı…)











Adı, Numan… Sabit b. Zûta’nın oğlu…[1] Asıl itibariyle “Numan”, vücuda hayat veren kan demek. Bu yüzdendir ki, bazıları onu “ruh” diye de anlamlandırmaktadır. İmam-ı Azam’ın (r.a.) “Numan”
İmam Ebû Hanîfe’nin biyografisini zikreden kaynaklar arasında el-Hatîbu’l-Bağdâdî’nin Târîhu Bağdâd’ının ayrı bir yeri vardır. Bu eser hem konuyla ilgili ilk kaynak olması, hem de İmam Ebû Hanîfe’nin biyografisine en geniş yeri tahsis etmesi dolayısıyla benzerlerinden ayrılır.
İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’nin yanında ilim tahsilini tamamlayan Yusuf bin Halit es-Semtî[2], memleketi Basra’ya dönmek için hocasından izin ister. İmam Ebu Hanife, insanî ilişkiler,
İlmî ve kültürel değerlerine yabancı, ne olduğunun idrakinden uzak, özgüven itibariyle yetersiz olan akademisyenlerin yer aldığı çevrelerde “İslam’ın sol yorumu”, “Liberal İslamcılık”, “Laik İslamcılık”, “Tarihselcilik” gibi adlandırma ve yaklaşımların yüksek sesle dile getirilmesi aslında çok da sürpriz bir durum değildir. Mısır, Türkiye,
Dünya, insan olmanın gerektirdiği ne kadar fazilet varsa hepsini en kamil şekliyle Allah Resulü’nde (s.a.v.) gördü. Söze sadakat, insana değer, çocuklara şefkat Onunla (s.a.v.) gerçek anlamına kavuştu. Sahabe, Ona (s.a.v.) bakarak, Onu (s.a.v.)
Üzerinde güneş batmayan İngiliz İmparatorluğu’nun sınırları Kraliçe Viktorya zamanında 11 milyon metre kareye ulaşmıştı. Diğer emperyalist ülkeleri de hesaba kattığınızda dünyanın, özellikle de İslam aleminin önemli bir bölümü (yirminci asrın başlarında) fiilen işgal altında idi. Doğu, mana ve maddesi ile Batılılar tarafından talan edilmişti.